Roma İmparatorluk Merkezi

tarafından
2
Roma İmparatorluk Merkezi

Avrupa’nın en mühim tarih, kültür ve sanat merkezlerinden Roma, dünyayı tanımak ve insanlığı keşfetmek isteyen her gezginin kesinlikle ziyaret etmesi gereken rotalardan biridir. 3 bin yıldan çok tarihe sahip Roma, Batı kültürünün esasını sağlayan şehirlerden biri olup İmparatorluğun en kuvvetli zamanlarında merkezde olması ile de pek çok birikime sahiptir.

Roma’da Görülmesi Gereken Yerler

Roma tarihi birikimi son derece çok olan bir yer bulunduğu amacıyla kısa vakitli dolaşmak yeterli olmayacaktır. Fakat derlenecek olur ise Kolezyum ile zamanının en büyük arenasını görmeyi sağlamaktadır.

Roma İmparatorluğunu tanımak isteyen kimseler amacıyla ticaret ve hukuk merkezleri kabul edilen Roma Forumu Kolezyum’a yakın olması ile de görülmesi gereken yerlerde yakın sıraları almaktadır. Santa Maria Maggiore Bazilikası 5. Yüzyıldan itibaren restore edilerek genişletilmiş olup pek çok değişik mimari tipi bir arada bulundurur.
ArcodiCastontino bir Konstantin Takı olup 312 senesinde kazanılan zafer anısına yapılmış bir eserdir.
Roma imparatoru Hadrianus yönünden bütün tanrıların tapınağı olması hedefi ile inşa edilen Pantheon, antik dönemlerden beri en iyi korunmuş yapılar arasında yer almakta olup mimarisi ile bakışları üstüne toplamaktadır.

Roma’ya kadar gelip Aşk Çeşmesi olarak herkezin bildiği Treve Çeşmesine gidip istek dilemek de son derece değişik bir tecrübe kazanmaya yardımcı olacaktır. Romanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Palantino Tepesi, Vatikan, Trastevere, SistinaŞapeli’de kesinlikle gezi rehberinde bulunması gereken konumlar arasında bulunmaktadır.

Augustus‘un otokrasisinden asırlar evvelce Roma (Roma Krallığı ve Roma Cumhuriyeti) esasen İtalyan Yarımadası’nı aşmış, mühim rakiplerini yenilgiye uğratmıştı. Augustus’un reformları Roma Devleti’ni bir imparatorluğa çevirmiş, 3. asırın sonlarındaki Diokletian reformuna kadar sistem büyük oranda değişmeden devam etmiştir. Diokletian reformu imparatorluğu tetrarşiye dönüştürmüştür. Her ne kadar Diokletian’ın sunmuş olduğu politik sistem kısa bir vakit  varlığını korusa da, imparatorluğun ikiye bölünmesine yol açmıştır. Bu da Roma’nın egemenliğinin iki asır daha Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu olarak sürdürmesine imkan sağlamıştır.

roma

Roma İmparatorluk Merkezi

Roma İmparatorluğu, Roma Cumhuriyeti’nin Augustus özcülüğünde MÖ 1. yüzyılda tekrardan örgütlenmesiyle kurulan Antik Roma devletidir. Uzun seneler Akdeniz etrafında hüküm süren Roma İmparatorluğu, 375 senesindeki Kavimler Göçü’yle başlayan karışıklıklardan sonra 395 tarihinde doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. İmparatorluğun batıdaki alanı olan Batı Roma İmparatorluğu Kavimler Göçü’yle Avrupa’ya gelen Cermen kavimlerinin saldırıları neticesi 476 senesinde yıkılmış, doğu alanı da varlığını Doğu Roma İmparatorluğu ya da Bizans İmparatorluğu olarak 1453’te Osmanlı İmparatorluğu’nun yedinci Padişahı II. Mehmet’in İstanbul’u fethine kadar sürdürmüştür.

“Roma İmparatorluğu” ünlü Latince Imperium Romanum’un Türkçesidir. Bu deyişte imperium kelimesi bir bölge, vilayet manasında kullanılmaktadır. Roma İmparatorluğu Avrupa’nın Romalıların egemenliği altında kalan alanı amacıyla sarfedilen bir isimdi, denilebilir. Esasında Roma şehir sınırlarının aşılması ve yayılma politikası imparatorluk döneminden çok evvelce başlamıştı. Roma İmparatorluğu en geniş bulunduğu dönemde aşağı yukarı 5.900.000 km² büyüklüğündeydi. Avrupa tarihinin “klasik antikite” dönemindeki en geniş imparatorluğuydu.